Gıdada geri dönüşmeyen ambalaja AB’den yeşil duvar

Hamide HANGÜL

İklim kriziyle mücadele eden Avrupa Birliği (AB), döngüsel ekonomide adımlarını giderek sıklaştırıyor. Yeşil Mutabakat ile 2050 yılına kadar karbon emisyonlarını sıfırlamayı hedefleyerek, enerjiyi, suyu hoyrat kullanan, çöp yığınlarına neden olan, geri dönüştürülmeyen ürünlere sınırda karbon vergisi getirmeye hazırlanan Birlik, şu anda gıdayla temas eden ambalajların geri dönüşümüne odaklandı. Bu kapsamda AB’nin, 10 Ekim 2022 tarihinde yayımladığı “Gıda ile Temas Eden Geri Dönüştürülmüş Plastik Malzemeler” yönetmeliğinde geçiş ve hazırlık süreci 10 Temmuz 2023’te doluyor. Söz konusu yönetmelikle, çöp dağlarına neden olan tabaktan süt şişesine kadar gıdayla temas eden tüm plastik ürünlerin dekontaminasyon (arındırıcı) cihazdan geçerek, gıda ambalajlında tekrar geri dönüşüm hammaddesi olarak kullanılması zorunlu kılındı. Bu teknolojileri kullanarak ihracat yapacak firmalara geçiş süreci tanınmıştı. Süreyi kaçıranların pazarda yer alması Birlik tarafından zorlaştırılacak. Sanayiciler, Türkiye’de üretimi olmayan dekontaminasyon cihazı için yurt dışına gitmeye başladığını söyledi.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi devrede

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı ve TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı olan ve Avrupa Plastik Üreticileri Birliği (EuPC) Yönetim Kurulu’nda Türkiye’yi temsil eden Yavuz Eroğlu, Avrupa Birliği’nin (AB), gıdayla temas eden ambalaj ve ambalaj atıklarına ilişkin yönetmeliğine işaret ederek, “Tekrar hammadde olarak kullanılabilmesi için öncelikle bir dekontaminasyon işlemine tabi olması gerekiyor” dedi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) de devrede olduğunu söyleyen Eroğlu, “Siz bir dekontaminasyon cihazı üretiyorsanız AB’ye başvuruda bulunuyorsunuz” dedi.

Hazırlık dönemi bitiyor

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, Avrupa Birliği’nin ilgili yönetmeliğinde 10 Temmuz’da geçiş ve hazırlık döneminin sona ereceğine işaret ederek, “Uygulamaya geçiş başlıyor” dedi. Yönetmeliğin esas amacının gıda güvenliğini sağlamak olduğunu belirten Pelister, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kapsamda, gıda ile temas eden plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı ve etiketleme anlamında yönetmeliğe uyum sağlanması AB’ye ihracat yapacak ihracatçı firmalarımız açısından önem taşıyor. İnovasyon, Ar-ge’ye önem veren teknolojik alt yapısını yenileyen, dijitalleşmeyi ve döngüsel ekonomiyi benimseyen yatırımlar rekabette fırsat sağlayacaktır.” Uygulamanın en çok kimleri etkileyeceği konusunda Pelister, “En çok gıdacılar, ham ambalajcılar, insanların kullandığı ambalajın paketlendiği yerler” diye yanıt verdi. Pelister, 2022’de yapılan 10,25 milyar dolar ihracatın 3,88 milyar dolarının plastik ambalaj, 3,19 milyar dolarının plastik hammaddeden geldiğine işaret ederek, “2023’de 12 milyar doları ihracat öngörüyoruz” dedi.

Söz sahibi olmak istiyoruz

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Talha Özger, Avrupa Birliği’nin (AB) direktifinin plastik mutfak eşyalarını da kapsadığına işaret etti. Sektörün AB ülkelerine ihracatının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu belirten Özger, ihraç edilen ürünler arasında saklama kapları, karıştırıcılar, kevgir, su içilen kaplar gibi çok sayıda ürünün geldiğini, üreticilerin de yeni uygulamalara yönelik üretim yapmak için çalıştığını söyledi. Özger, “AB normlarına göre ürün geliştiriyorlar. O nedenle biz, bu tarz değişikliklere ayak uydurup, pazarda söz sahibi olmak istiyoruz” dedi.

Hurda cam, plastik kağıtta tedarik savaşı yaşanabilir

Geri Dönüşümcüler ve Geri Kazanımcılar Derneği (GEKADER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Turhan, atığın Avrupa’da stratejik değerinin arttığını söyledi. Türkiye’nin, Avrupa standartlarında, geri dönüşümden hammadde üretebilecek kapasitede olduğunu belirten Turhan, bu pozisyonun korunması için geri dönüştürülebilir hurdaya erişiminin sürmesi gerektiğini vurguladı. En önemli görevin hane halklarına düştüğüne işaret eden Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya tarihine bakıldığında, yeraltı madenleri için medeniyetler tarih boyunca savaşmışlar. Bugün yer üstü madeni olarak nitelendirdiğimiz cam, plastik, ambalaj, kâğıt gibi geri dönüştürülebilir hurda için belki de ekonomik ve ticari manada tedarik savaşları başlayacak. Birçok ülke geri dönüşüme yatırım yaparak tesislerinde hurda işlemek için gücünü kullanacak. Bizde de kaynağında ayrıştırmada daha da bilinçli bir hale gelmemiz gerekiyor.”

Karar 10 bin Türk firmasını etkiler

Akyüz Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, AB’nin plastikler konusunda bir adım öteye geçtiğini ve geçiş süreci 10 Temmuz’da dolacak yeni mevzuatla, gıdayla temas edecek ambalajlarda geri dönüşümü zorunlu hale getirdiğini söyledi. Akyüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “10 Temmuz 2023’e kadar bu konuda kayıtların yapılmasını istedi. Bu konuda gıdaya uygun, geri dönüşümlü ambalaj kullanacağız diyen firmaların kayıtlarını alıyor. Sonra o süreçleri tek tek takip edecek. Yani 10 Temmuz’a kadar ‘kaydı bitir, birlikte devam edelim’ diyor. O nedenle bu teknolojileri kullanarak ihracat yapacak firmaların kayıt yaptırması gerekiyor. Kayıt olmazsa ürünün pazara girişi zorlaşacak. Kim daha ataksa pazar oraya doğru kayacak. 10 bin firmayı etkileyebilir” dedi. Akyüz, Türkiye’de dekontaminasyon cihazların üretimi olmadığını, firmaların ithal etmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.

Plastik ithalatına 4 ayda 5,6 milyar $

Türkiye’nin en çok ithal ettiği ürünler arasında plastikler ve mamulleri 7’inci sırada yer alıyor. Bu yıl ocak-nisan dönemini kapsayan ilk dört ayda 5,6 milyar dolarlık ithalatı gerçekleşti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir